Ayasofya’nın Derinliklerindeki Yönetmen: Göksel Gülensoy

Yönetmenlik alanında birçok başarıya imza atan Göksel Gülensoy, mesleğine dair ayrıntıları ve başarılarının arka planını bizimle paylaştı. İstanbul’da yer alan Ayasofya’nın gizli tünellerine ve sarnıçlarına inen Göksel Gülensoy, 20 yıllık çabanın ardından Ayasofya hakkındaki bilinmeyenleri ortaya çıkardı. Ayasofya’nın Derinliklerinde Belgeseli Dan Brown’un “Cehennem” adlı kitabına da ilham oldu.

Sinemayla çocukluk yıllarında tanışan Göksel Gülensoy, ortaokul ve lise dönemini kışlık ve yazlık sinemalarda çalışarak geçirdi. Konservatuvarı bitirdikten sonra Yeşilçam’da çalışmaya başlayan Gülensoy,  Ertem Eğilmez ve Halit Refik’in asistanlığını yaptı. 1985 yılında TRT’de kurgu yönetmenliği yapan ve Show TV, Cine 5, NTV, CNN Türk gibi kanallarda da yönetmenlik yapan Gülensoy, kendisini belgeseli ve sinemayı çok seven, hayatını yönetmenlik mesleğine adamış biri olarak tanımlıyor. Gülensoy: “Çocukluğumda ailem beni sinemaya götürdüğünde beyaz perdeye bakmazmışım, ışığın çıktığı makine dairesine bakarmışım. Bütün çocukluğum boyunca o makine dairesine girip orada neler dönüyor hayaliyle o sinemalara gittim. Daha sonra makine dairelerine girip makinistliği öğrendim.” dedi.

fotoğraf kaynağı : Göksel Gülensoy Instagram
Sinema Olmaksızın Bambaşka Bir Alan

Yeşilçam macerasından bahseden Göksel Gülensoy,  Yeşilçam’da Ertem Eğilmez’in yanında yardımcı yönetmenlik yaparken şanssız bir döneme girdiklerini belirtti. Gülensoy: “Türk sinemasında 15 yıl film çekilmedi. Bu süreci ben de kötü bir şekilde yaşadım. O dönemlerde sinema televizyon okulları yoktu. Usta- çırak ilişkisiyle yönetmen olunuyordu. Bu dönemi atlattıktan sonra TRT’de kaldığım yerden sinema olmaksızın bambaşka bir alanda devam ettim.” diye konuştu. Yönetmenliğini yaptığı programlardan bahseden Gülensoy: “O kadar çok programa imza attım ki bunlardan akılda kalanlar NTV ve Cine 5’in kurulma aşamasındaki programlar oldu. Show TV’ de Amiral Battı diye bir program vardı. TRT’de ki son dönemlerimde de Gün Başlıyor programında yönetmenlik yaptım. Hayatımdaki hiç unutmadığım programlardan biri de, İstanbul caz festivalini çekmemdi.” şeklinde konuştu.         

“Ayasofya’ya farklı gözle bakmaya başladım”

Ayasofya’ya olan ilgisinin çektiği bir belgeselle başladığını dile getiren Gülensoy: “Bu belgesel Ayasofya’nın efsanelerini anlatan bir belgeseldi. Bu belgesel uluslararası birçok ödül aldı. Ayasofya’nın bu kadar efsanevi bir yer olduğunu bu belgesel sayesinde öğrenmiş oldum ve Ayasofya’ya farklı gözle bakmaya başladım.” dedi. Ayasofya’nın Efsaneleri projesinden sonra Ayasofya hakkında çok ilginç bir projeyle karşılaştığını söyleyen Gülensoy: “ O sıralar Ntv’de çalışıyordum. Acaba bu projeyi nasıl gerçekleştirebilirim diye düşünürken yönetmeliğini yaptığım bir programa o dönemin Kültür ve Turizm Bakanı İstemihan Talay geldi. Aklımda ilginç bir proje olduğunu ve onunla paylaşmak istediğimi söyledim. Bana vakit ayıracağını söyledikten sonra dilekçemi yazdım ve Ankara’ya gittim. Bu süreçte çıkacak bütün sorunları üstüme alacağımı söyledim. İzni aldım ve proje 1998 yılında başlamış oldu.” açıklamasında bulundu.

fotoğraf kaynağı : Göksel Gülensoy Instagram
“Bir bilinmeze daldık”

Ayasofya’nın Efsanelerini okuyarak Ayasofya’nın altına girdiklerini söyleyen yönetmen, 8-12 metre derinlikteki tünellerde çalıştıklarını belirtti. Gülensoy, “Aşağıda korkunç tüneller ve sarnıçlar vardı. Bunların hepsini çekmekte mümkün olmuyordu. Tünellerde ilerledikçe başka tüneller açılıyordu. Elimizde bakabileceğimiz herhangi bir harita olmadığından her şey kendiliğinden gelişiyordu. Mağaracılar ve balık adamlarla birlikte bir bilinmeze daldık.” dedi. Bu süreçte yaşadıkları zorlukları dile getiren Gülensoy: “Ayasofya’nın altına girmek başlı başına bir problem olduğu gibi izin almakta bir o kadar zor oldu. Evet izinleri aldık ama izinler sadece o gün yapılacak çekimler için geçerliydi. Ben Ayasofya’ya ikinci kez girmek istediğimde altı ay gibi bir süreç geçiyordu. Çünkü yazışmalar tekrardan teyit ediliyordu.  Şöyle bir olay geldi başımıza, biz Ayasofya’nın altında çekim yapıyorduk bir baktık sarnıç çıktı, sarnıcın sonunda tünel. Bu sefer balık adamlar girecek ama zaman yok. Altı ay sonra balık adamları ayarlayıp giriyorduk.” şeklinde konuştu. Göksel Gülensoy, bu sürecin izinlerle, ekip toplamakla, önlerine çıkan yeni bir keşfin acaba bunu nasıl çekebiliriz hesaplarıyla geçtiğini söyledi.

Dan Brown “Cehennem” kitabında projeden bahsediyor

Keşif yaptıkları sırada bir çocuk mezarı bulduklarını anlatan Gülensoy, bunu ilk kez basınla paylaştıklarını ve dünya basınında da çok büyük ilgi gördüğünü söyledi. Gülensoy: “Biz bu haberi web sayfamıza koyduk. 2013’te Dan Brown Türkiye’ye geliyor ve Ayasofya’yı geziyor. Ayasofya’yı gezdikten sonra Ayasofya’nın altındaki tüneller ve bu tünellerde de rehber bizim çalışmalarımızdan bahsediyor. Dan Brown’un çok ilgisini çekiyor ve bana ulaşıyor. Kitabımda web sayfanızdaki haberi kullanabilir miyim diye. Ben de tabii kullanabilirsiniz dedim. Dan Brown Cehennem kitabında hem benim ismimi hem de bu projeden bahsetmişti. Onur duydum ve hala da konuşmalarımız devam ediyor diyerek sözlerini sonlandırdı.” dedi.     

fotoğraf kaynağı : Göksel Gülensoy Instagram

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir