Engeller, hiçbir zaman engel değildir

Hepimiz gün içinde sayısız sorunlarla ve engellerle karşılaşırız. Bazen bu durumları aşarız bazen ise erteleriz. Bazen de bu durumu kendimize takıntı haline getirir önümüzdeki engeli aşamayız. Fakat öyle kahramanlar var ki bizim gün içinde karşılaştığımız engelleri doğuştan beri yaşar ama bunu kendine engel olarak görmez. Hatta bu kahramanlar öyle büyük yüreklidir ki yürekleri sınırları aşar. Milli Paralimpik Sporcu Meryem Betül Çavdar’da o güzel yürekli kahramanlardan biri. Engelini hiçbir zaman engel olarak görmedi ve bunu başarıya taşıdı. Başarılarıyla sadece Türkiye’de değil dünyada ses getiren Çavdar, 1 dünya üçüncülüğü ve 1 Avrupa Şampiyonluğu’nun ardından Tokyo Olimpiyatları’na gitmeye hâk kazandı.

Dünya Oyunları Para-Tekvando Müsabakaları ve Avrupa Para-Tekvando Şampiyonası‘nda altın madalya kazanan, Afrika Açık Para-Tekvando Şampiyonası’nda ikincilik elde eden, Bulgaristan Avrupa Şampiyonası’nda, Mısır’daki Afrika Şampiyonası’nda, Amerika’daki Panamerican Şampiyonası’nda da birinciliği Türkiye’ye getiren Meryem Betül Çavdar sizler için sorularımızı cevapladı.

“En büyük destekçim ailem”

Spor hayatı devam ederken bir yandan da öğrencilik hayatına da Gazi Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Antrenörlük Bölümü öğrencisi olarak devam eden Çavdar, en büyük destekçisinin ailesi olduğunu söyledi. Çavdar; “13 yaşımdayken ortaokulda sınıf arkadaşım sayesinde tekvandoya başladım. Kendisi antrenmanlara gidiyordu bana da teklif etti. Ben de kabul ettim bu sayede onunla birlikte başladım ve severek yaptığımı fark ettim. Aileme tekvando yapmak istediğimi söylediğimde sorgusuz sualsiz tamam kızım dediler ve beni kayıt ettirdiler. Ailem her zaman en büyük destekçim oldu.” dedi.

Kolundaki engelin kendisini engellemesine izin vermeyen ve bunu kendine engel olarak görmeyen Çavdar söyle devam etti:  “Sağ kolum anne karnında kendini geliştiremediği için doğuştan engelli bir birey olarak dünyaya geldim. Bu durumu kendime hiçbir zaman engel olarak görmedim. Sanırım bu küçüklükten gelen eğitimle ilgili çünkü ailem beni her şeyi yapabileceğimin bilincinde olarak yetiştirdi. Bu en büyük etkendi bence.” dedi.

Kaynak ; Meryem Betül Çavdar

“Yenilgi beni hırslandırdı”

Ailesinden aldığı destekle beraber kendini geliştiren ve asla pes etmeyen Çavdar: “İlk çıktığım maç benim için çok gergin bir maçtı. Henüz bir şeylerin bilincinde değildim ve yeterli bir tecrübem yoktu. Benim gibi engelli bir sporcuyla maç yapıyordum. Sonuç her ne kadar istediğim gibi olmasa da her şeyin bir ilki vardır. İlk maçtan sonra ben bu işi yapamam diye hiç düşünmedim. Yenilgi beni hırslandırdı ve bu işi daha güzel yerlere taşıyabilirim ben bunu yapabilirim diye kendime inandım. Ve o maçtan sonra bile etrafımda ki insanlardan çok güzel övgüler aldım. Bu benim için çok güzel bir histi.” dedi.

Hırsını kendisi için olumlu yönde kullanan ve başarılarıyla ülke sınırlarını geçip dünyaya yayılan Çavdar başarıları hakkında şunları söyledi: “Milli takım kamplarında hepimizin ortak bir hedefi vardı. Çalışmalarımız çok yoğundu. Rehavete kapıldığımız zaman hocalarımız fark edip bizimle konuşuyorlardı ve asıl amacımıza tekrar odaklanıyorduk. Dünya üçüncülüğü benim ilk uluslararası maçımdı ve milli takımdaki ilk yerimdi. Bu benim için tarifi olmayan histi. Açıkçası başta çok tedirgindim ama ilk maçımı kazandıktan sonra rahatladım ve yapabileceğime inandım. Dünya Şampiyonası benim için bir nevi hayatımın dönüm noktası diyebileceğim bir turnuvaydı. Dünya Şampiyonası’ndan sonra bir de Avrupa Şampiyonluğu kazanarak çalışmalarımı taçlandırdım. ” dedi.

Kaynak ; Meryem Betül Çavdar

“Düşüp kalkmadan bir yere varamayız”

Şampiyonluklarla ve topladığı puanlarla Tokyo Olimpiyatları’na katılmak için kota kazanan Milli Paralimpik Sporcu Meryem Betül Çavdar, Covid-19 salgınından dolayı ertelenen olimpiyatlara hak kazanma ve salgın ile ilgili süreç için şunları söyledi: “Her katıldığımız maçta puan topluyorduk ve bu puanlarla olimpiyat kotası almaya hak kazanıyorduk. Şu an kazandığım puanlarla Dünya sıralamasında 2. sıradayım ve 2020 Tokyo Olimpiyatları’na kota aldım. Şuan için olimpiyattaki en büyük hedefim şampiyon olup bayrağımızı dalgalandırmak. Korona virüsünden dolayı olimpiyatlar bir sene ertelendi. Biz kampta olimpiyatlara hazırlanıyorduk. Sürekli haberleri takip ediyorduk sürecin ne olacağı ile ilgili. Haberi alınca federasyonumuz kampı iptal etti. Tehlikeli bir salgın olduğu için maçlarımız iptal oldu ve herkes memleketine döndü. Evlerimize dönünce antrenmanlar biraz sekteye uğradı çünkü kamp ortamı yoktu. Federasyonumuz hemen bu konuna bize yardımcı oldu. Antrenmanlar için gerekli malzemeler için yazılar yazıp il müdürlüklerinden ihtiyacımız olan ekipmanları aldım. Böylelikle aynı tempoyla antrenmanlarımızı yapmaya devam ettim.” dedi.

Kaynak ; Meryem Betül Çavdar

Tekvandonun hayatını değiştirdiğini söyleyen Çavdar, engelli vatandaşlarımız içinde tavsiyelerde bulundu: “Tekvando benim hayatım oldu. Mesleğim oldu. Çekingenliğimi üstümden atmamı sağladı ve bir kadın olarak kendimi savunabileceğimin bilincini verdi. Sporun insan bedenine nasıl faydalı olduğunu ve zinde tuttuğunu öğrendim. Disiplinli sorumluluklarımın bilincinde bir karaktere sahip oldum. Engelli olmak hiçbir şeyi yapamayacağımız anlamına gelmiyor. İnsan isterse her şeyi yapabilir. Ülkemizde çok yetenekli ama çekingen çok fazla engelli vatandaşımız var. Onlara bu yeteneklerinin farkına vardırmak bir nevi bizlerin görevi. Evet, başlarda zor gelebilir, tökezleyebilir ama dünyada bir şeyleri yapabilmek yoğun emek ister. Düşüp kalkmadan bir yere varamayız. Bunun için engelli bireylerimizin hangi konuda yeteneği varsa veya neyi yapmak istiyorsa gidip denemelerini istiyorum. İyi de olsa kötü olsa neler yapabileceklerini görmelerini istiyorum.” dedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir